Eskiden çok kıskançtım. Sevdiğim birini, nerdeyse uçan sinekten kıskanacak kadar. Herhalde kimse benim kadar kıskanç olamazdı. Nerdesin? Kiminlesin? O kim? Ne zaman eve gidiceksin? Niye hala gitmedin? Nasıl bana haber vermezsin? Bunu bana nasıl yaparsın!?...
Bu dediklerimi dedim de ne oldu? Bu yaptıklarım var ya, hepsi tüm sevdiğim insanları benim yaşamaktan korktuğum şeyleri bana yaşatmaya itti. Benden sıkıldılar, terk ettiler, başkasını bulup ona gittiler.
Hani sanıyorsunuz ya birini çok sahiplenip, çok koruyup, çok kıskanırsanız; başka birine gitmez diye... İşte öyle bir dünya yok.
Çünkü seviyorsa zaten gitmez, gitmeyi aklının ucuna getiremez!
Çok sevdim. Hiç kıskanılmadığımda, hiç korunmadığımda, hiç sevilmediğimde bile çok sevdim.
Bu yüzden bize dayatılan sevme şekilleriyle değil, gerçekten "sevgi" denen şeyin ne olduğunu bilerek sevelim birbirimizi.
Hı... Bir de unutmadan,
Aldatmak isteyen her türlü yapar, gitmek isteyen her türlü gider, sen engelleyemezsin.
Kendi sevgini engelleyemediğin, kendine "hayır sevme" diyemediğin gibi... #sevginedir #kendinebunuogret