sevdiğim. ah güzel kalpli sevdiğim. seninle böyle konuşmayı özlemişim. bazen sevdiğim. bu bazenler şöyle oluyor: mesela minibüsteyken. ellerime bakıyorum. yüzünü sevdiğimi hayal ediyorum. sanki daha önce sevmişim de buna özlem duyuyormuşum gibi hissediyorum. seninle ilgili çok özlediğim şey var sevdiğim. seni bir bütün olarak öylesine özlüyorum ki. bir arkadaşımın ne yapıyorsun dediğinde seninle oyuna gireceğimi söylemek bile sevindiriyordu beni. bilmiyorum. sen benim bir parçam gibiydin ve yaptığım şeyleri seninle yapmak müthiş güzeldi. bazen bunu unuturdum ama bu his hep içimdeydi. seninle gerçekte de bir şeyler yapmak isterdim sevdiğim. bazen biriyle konuşunca sana daha da özlem duyuyorum. hiçbiri sendeki tadı vermiyor. hiçbiri benim bir parçam değil.
benim, sevdiğim. benim şu ana kadar kimseye ciddi yaklaşmamamın sebebi herkesin aynı olduğunu düşünmemdi. iki insanı ayıracak bir sebep bulamıyordum. biri sorsa. seni ayıran farkı sorsa, söyleyemem. ona somut bir şey veremem. ama sen sevdiğim, sen diğerlerinden o kadar net ayrılıyordun ki gözümde, kalbimde, her yerimde. seni çok sevdim ben sevdiğim. ama şu an sana gelmeye mecalim yok sevdiğim. galiba ben artık seni böyle sevmeyi daha çok sever oldum. çünkü eskisi gibi olmayacağını biliyorum sevdiğim. güzel sevgilim benim. sana sevgilim demeyi özledim ama sevdiğim de çok güzelmiş biliyor musun sevdiğim. bundan sonra sana istediğim kadar sevdiğim diyebilirim. ah sevdiğim. benim naif kalpli sevdiğim.
bazen. bazen çok tuhaf bir şey hissediyorum sevdiğim. hiçbir şey yapmazken; bir minibüsteyken ya da evde otururken, seni hissediyorum sevdiğim. ama bu hissediş çok farklı sevdiğim. sanki o an sen de benimlesin gibi. tam o an sen de bana dokunmak istiyorsun gibi.
sevdiğim. ben hayal gücü çok geniş bir insanımdır. beni tanısaydın sevdiğim, eğer ki tanısaydın anlardın. bu yüzden sevdiğim, bazen de diyorum ki, tüm bu yüklediğim duygular bir hayalden ibaret mi? ben seni hayatımda özel kılmak istediğim için mi özel kılıyorum diye. çünkü sevdiğim. en son seninle konuşmaktan hiç keyif almadım. çünkü sen samimiydin sevdiğim. benim kalbim sana öyle kırgın kalmış ki sana hiçbir zaman böyle olamayacağımı anladım. hiçbir zaman sana hevesle koşamayacağımı anladım. ama sevdiğim bunu yanlış anlama. bu şey zamanı da olmuştu. biz sevgili olmadan önce. konuşmamıştık bir süre. sonra sen yazınca çok uzaklaşmıştım ben senden. kızmıştım bana geç geldiğin için ama birkaç gün geçince yine seninle o aramızdaki bağı hissetmeye başlamıştım. ama şimdi sana kızmıyorum. sana kızamam ki ben bitanem benim. ben sana hiçbir zaman. hiçbir zaman kıyamam sevdiğim.
biliyor musun sevdiğim? sana demediğim ama ikimizin arasında fark ettiğim değişik bir olay daha var. duygularımız sevdiğim. ikimiz de aynı duyguları duyuyoruz ama farklı zamanlarda oluyor bunlar. mesela şu an sen olmuşum gibi hissediyorum. sanki şu an ben giderken hiçbir şey yapmayan sen gibiyim sevdiğim. sanki şu an yorgun kalmış asla adım atmak istemeyen sen gibiyim. o sıralarda ben de yorgundum ama yine de deli gibi adımını beklerdim sevdiğim..
sevdiğim. ben seni bıktırdım değil mi sevdiğim? ah sevdiğim. bir bilsen bilerek yapmadığımı. bir bilsen içim rahat olsaydı aslında bunların olmayacağını. sen hep bana uzak olduğun için içim rahat değildi sevdiğim. keşke biraz da benimle olsaydın sevdiğim. biz ilişkide zamanla "bizi" yok edip birbirimizi çok yalnız bıraktık sevdiğim.
sevdiğim. ben ama bir şeyden eminim. eğer ki bu sevgimiz, biz yan yana olsaydık çok farklı olacaktı. seni yanlışlıkla kızdırdığım gün yanına gelirdim sevdiğim. ya da birbirimize kırgın olsak da hala birbirimizi sevdiğimiz için görüşürdük. bunu bile isterdim biliyor musun sevdiğim? seninle küs olup yine de buluşmayı isterdim. bir buluşma noktamız olsaydı mesela.
ben neler diyorum sevdiğim ya. ben gerçekten sıkıldım sevdiğim. ben kendimi boş şeylere çok inandıran biriyim. ilişkimizde de kendimi birçok şeye boş yere heveslendirdiğim için bu kadar hayal kırıklığı yaşamıştım. ah sevdiğim. seni öyle seviyorum ki sevdiğim. eğer ki bir sonsuzluk tanımı var ise bunu seninle tanımlamak isterdim. seni böyle içimde sonsuza kadar tutabilirmişim gibi geliyor sevdiğim. o yaşadığımız şeyler için sana minnettarım. bana böylesi şeyler yaşattığın için teşekkür ederim sevdiğim.
bir daha eskisi gibi olmayacağının bilinci hoş değilmiş ama sevdiğim. benim deli gibi seni beklediğim o 1 ay boyunca bana hiç gelmeyen adamın şimdi bana böyle şeyler demesi beni öylesine üzmüştü ki sevdiğim. ağlatan bir üzüntü değil ama. garip yani. "neden önceden yapmadın" dedirten bir üzüntü. hayal kırıklığı. yine olan bir hayal kırıklığı. bir daha o yaşanılanlar gibi hissedilmeyecek duygular sevdiğim. sanırım bizim için bir şeyler gerçekten de bitti sevdiğim. seni çok sevdim ben güzel yüzlü sevdiğim. o yüzünü nasıl sevmek isterdim bir bilsen. ellerimi saçlarında kaybetmeyi ne de çok isterdim. dudaklarını öpüp kaybolmayı çok isterdim. seni çok sevdim ben sevdiğim. dilerim ikimiz için de güzel şeyler olur. seni çok seviyorum ben sevdiğim. gözlerinden öpüyorum seni