merhaba sevdiğim. bu yazı için daha yeni öğrendiğim ve fazla sevdiğim bu şarkıyı koydum. bu vazgeçmişliğe dayalı bir şarkı sevdiğim, sözlerini takip edersen anlarsın zaten. sen "kimse vazgeçilmez değildir." diyen birisin sevdiğim. fakat bilir misin bilmem ama, ben sevdiğim insandan vazgeçmek istemeyen biriyimdir sevdiğim. belki gerçekten kimse vazgeçilmez değildir ama ben bunu düşünemiyorum pek, demek istediğim bu. istemiyorum yani. bilmem. ben vazgeçmek için sevmedim çünkü sevdiğim. ben ne unutmak için sevdim ne vazgeçmek için. böyle diyorum sevdiğim ama şu an gelsen bana.. kabul etmem sevdiğim.. özür dilerim bunun için ama bunu yapmam sevdiğim. çünkü sen yine hiç uğraşmadan bir kez daha sana yenilmiş olurum. bir kez daha sen hiçbir şey yapmadan ben sana gelmiş olurum sevdiğim. hayır. benim bir kez daha beklemeye mecalim yok sevdiğim. güzel şeylerin olmasını beklemeye mecalim yok sevdiğim. çünkü.. çünkü sevdiğim.. artık bizim için güzel şeyler olacağına inanmıyorum ben sevdiğim. seninle olmak dünyadaki en güzel şey olacaktır ama seninle yaşananlar değil sevdiğim. çok üzüyoruz birbirimizi. seninle değilken bile deli gibi kırılıyorum ben sevdiğim. bu yüzden artık değil sevdiğim. artık ben sana gelmeye korkuyorum sevdiğim.
sevdiğim. bir gün bu şarkıya senden vazgeçmişken denk geleceğim sevdiğim. ilk başta dinlemeye korkacağım ama sonra birden dinleyeceğim. hani bazı şeyler vardır ya sevdiğim, deli gibi seni kıran şeyin üstünden bir hayli zaman geçer ve ona yıllar sonra denk gelirsin, artık geçmiştir o şeyler ama o kırgınlığı hatırlar hafif bir hüzünlü gülümseme takınırsın ya yüzüne sevdiğim. işte öyle olacak sevdiğim. bu şarkıyı ileride dinlerken ben de böyle olacağım sevdiğim.
evet, bir gün senden vazgeçeceğim sevdiğim. sevdiğim bilir misin.. ben seninleyken sonsuzluğa inanmıştım.. bilmezsin. nereden bileceksin? sevdiğim. "her şey son bulur." diyen ben, seninleyken her şeyin sonsuz olacağına inandım. her şey sendin ve sen de sonsuzdun sevdiğim. hep benimle olacaktın. oysa sevdiğim, şu an her şey'deki sonsuzluk, anlamını yitirdi. artık her şey son bulabilirmiş sevdiğim, bunu öğrendim. bir bilsen senden neler öğrendiğimi. bir insanı ne kadar kıskanabileceğimi öğrendim sevdiğim. bir insanın beni ne kadar kırabileceğini öğrendim. ben en son ortaokulda böyle kırılmıştım böyle biliyor musun sevdiğim? böyle içime kapanmamın, sevgisiz kalmamın sebebi vardı. o kırgınlığımdı sebebi. sen içimdeki her şeyi gün yüzüne çıkardın sevdiğim. hayatımı bilmiyorsun ama o bahsettiğim krizden sonra benim tüm duygularım ortaya çıktı sevdiğim. çünkü seni sevebilmiştim. meğer sevmeye ihtiyacım varmış sevdiğim. ve ben seni sevdim sevdiğim. seni çok ama çok sevdim sevdiğim. benim güzel yüzlü sevdiğim. güzel ve naif kalpli sevdiğim.

sevdiğim. bir gün senden vazgeçeceğim sevdiğim. bu yazdığım yazıları göreceğim, belki okumadan sileceğim. biri çıkacak karşıma belki. sen yine bilmezsin sevdiğim ama ben önceden "her zaman daha iyisi vardır." mantığıyla düşünür, kimseyi sevemezdim. kimseyle yakın olamazdım. ama mantıktı bu sevdiğim. beni seni sevmiştim ve sen sevdiğim, sen bütün mantığımı yok ettin sevdiğim. hayatı tamamen mantık üzerine kurulu bir kadının hayatına duygular yükledin sevdiğim. bu yüzden sana ne kadar kızsam da, beni ne kadar kırsan da sevdiğim, bendeki yerin çok derin oldu sevdiğim. benim için tahmin ettiğinden de çok anlam dolusun. tahmin ettiğinden de çok duygu yükledim ben sana sevdiğim.
bir gün senden vazgeçeceğim sevdiğim. bir gün seni sadece "acaba nasıl biriydi?" diye hatırlayacağım. daha önce de böyle biri oldu sevdiğim. ve hiç hoş olmadı sevdiğim. kırgınlıklarımla birlikte uzun süre içime kapanmıştım. ama sevdiğim.. seni sevdim ben. sen de beni sevdin. öyle güzel sevdik ki birbirimizi sevdiğim... dilerdim ki seninle karda yürüyebilseydik, dilerdim ki seninle o kafede çay içebilseydik, dilerdim ki seni öpebilseydim. çok şey dilerdim sevdiğim. sevgiliyken çok korkardım seni öptüğümde bir şey hissedememekten. hatta bu korkularım sana olan davranışlarımı çok etkiledi sevdiğim. bazen sana bahsederdim. ah sevdiğim.. hatırladım da.. bunu sana hiç demedim ama.. ben sana bir şeyimi anlattığımda bana öyle iyi gelirdin ki hep sevdiğim. ben o gün kriz geçirdiğimde sana hiçbir şeyden söz etmememe rağmen bana söylediğin şeyler o kadar iyi geldi ki sevdiğim. o gün çok mutsuz olmama rağmen gülümsemiştim sevdiğim ve gülümsememin tek sebebi senin yanımda olmandı. ama sevdiğim.. sonra.. sonra olmadı sevdiğim. ben senin yanında olamadım, sen benim yanımda olamadın. olmadı sevdiğim. senin en yakın arkadaşın olamamışım işte. seni anlayamamışım. özür dilerim sevdiğim, sana iyi gelemedim. o kadar uzaktın ki bana sevdiğim.. çok uzaktın işte.. ben sana gelmek çok istedim de.. sen hep beni ittin sevdiğim.. çok uzak kaldın bana sevdiğim. bana tek bir cümlesiyle iyi gelen adam bana artık bir şey söylememeye başladı sevdiğim. bana bir şey söylemiyordun ki sevdiğim. bana 1 gün boyunca tek kelime etmediğin günler oldu sevdiğim. düzelmeyecekti. yine olsa yine düzelmezdi sevdiğim. çünkü müthiş bir iletişimsizlik vardı aramızda sevdiğim. sen mesela bir gün yine o parka gitmiştin sevdiğim. o gün sadece parkta olduğunu söylemiştin. ama ben kötü olduğunu biliyordum sevdiğim. hiç konuşmamıştık neredeyse. son zamanlarda hiç konuşmamıştık sevdiğim.

sevdiğim, bir gün senden vazgeçeceğim sevdiğim. bir gün seninle ilgili şeyler daha az aklıma gelir olacak. bir gün daha az canımı acıtacaksın sevdiğim. bir gün bana böylesi koyan şeylerin sonradan önemi olmayacak sevdiğim. bana gelmemeni unutacağım, beni itmeni unutacağım, beni yok saymanı, senin için bir şey yapamadığımı unutacağım sevdiğim. o geceyi de unutacağım. senin yanına gelmek için bilet alacağım gece direkt uyuduğunu da unutacağım sevdiğim. sana gelmek istediğimde beni reddettiğini de unutacağım sevdiğim. beni hiç aramamanı unutacağım, beni sormadığını, hatırlamadığını unutacağım. beni yanlış anladığını, son zamanlarda sadece tartıştığımızı unutacağım sevdiğim. seni göremediğimi unutacağım. senin elimi tutamadığını, bunların ne hissettirdiğini asla bilemeyeceğimi unutacağım sevdiğim. asla yanında uyumamış olduğumu unutacağım. asla o gözlerine bakamadığımı, yüzünü sevemediğimi unutacağım sevdiğim. unutacak çok şey var sevdiğim. ve ben bunların hiçbirini unutamayacağımı da biliyorum sevdiğim. sadece gömülecekler. kalbime, kırgınlık dolu olduğu bir köşeye, gömülecekler sevdiğim.

sevdiğim, aklıma geldi de son zamanlarda beni ne kadar kırsan da seni hala deli gibi beklememe rağmen bana gelmeyeceğini söylemiştin ya sevdiğim. işte o zaman kalbime bir şey oturdu sevdiğim. senin bunu dediğini unutmuşum bak sevdiğim. meğer unutulabiliniyormuş bazı şeyler. ah sevdiğim. onu nasıl diyebildin hı sevdiğim? seni aylarca beklemiş birine nasıl gelmeyeceğini söyledin sevdiğim. benden neden hemen vazgeçtin sevdiğim? şu an fark ediyorum bunu. tam o an benden vazgeçtiğini şu an anlıyorum sevdiğim. keşke anlamasaymışım. keşke hatırlamasaymışım sevdiğim. keşke derinlere gömülü kalsaymış. sevdiğim. ama ben senden o zamanlar bile vazgeçememiştim ki sevdiğim. ben sana ne yaptım da benden böylesi vazgeçebildin sevdiğim? sen kendi kendine yok ettin beni sevdiğim. o kadar hissiz bir insandın ki. o kadar kendi kendine kaldın ki sevdiğim. oysa ben bütün kaybettiğim ve kazandığım şeyleri sende bulduğuma inanmıştım sevdiğim. ben sana inanmıştım sevdiğim. sana çok kızgın olduğum zamanda da, senin kırmandan dolayı yorgunluktan uyuyakalacak kadar ağladığım zamanlarda da sana inandım sevdiğim. benim şu an bunları yazıyor olma sebebim bile, sana inanmış olmam sevdiğim. ve böyle bir şey demiş olmana hala inanamıyor olmam sevdiğim. ah sevdiğim. beni kendinde ne kadar yok ettin de benden vazgeçebildin sevdiğim. sana çok kızıyorum sevdiğim. bir ilişkide kendini bu kadar yalnız bıraktığın için. bir ilişkide kendini benden bu kadar uzaklaştırdığın için sana çok kızıyorum sevdiğim. ama sen hep böyleydin sevdiğim. hep hissiz bir insandın sanırım. eğer gerçekten hislerin olsaydı sevdiğim, her şeye rağmen vazgeçmemeyi bilirdin. her şeye rağmen inanmayı bilirdin. tüm inandığın yerlerden teker teker kırılmana rağmen, sevdiğine daha çok sarılmayı istemeyi bilirdin sevdiğim ve yine her sarılmayı isterken, geri itilmeyi de bilirdin sevdiğim. ben bunlara rağmen senden vazgeçemedim sevdiğim. ama sen çoktan vazgeçtin. sen ne de hissiz bir insanmışsın sevdiğim.

meğer sevdiğim, meğer ne de çok şey varmış seninle ilgili vazgeçecek şey. bir gün senden vazgeçmiş olacağım sevdiğim.

ama.. ama şimdilik, o gece kayan yıldızla birlikte tuttuğun dileğin aynısını diler misin sevdiğim? muhtemelen gerçekleşmeyecek. gerçekleşseydi çünkü ben şu an seninle olurdum sevdiğim. ama olsun sevdiğim. sen yine de dile olur mu? eğer ki ben görebilseydim, ben kayan her yıldızda, seninle olmayı dilerdim sevdiğim.
sevdiğim. aslında o kayan yıldızda hiçbir zaman ne dilediğini de bilemeyeceğim sevdiğim. ama bizimle ilgili bir şey diledin bunu hissetmiştim. fakat. fakat işte bilemeyeceğim sevdiğim. artık seni şu anki bildiğimden daha fazla bilemeyeceğim ben sevdiğim. çocukluk anılarını bilemeyeceğim, yeni izlediğin diziyi bilemeyeceğim, yaptıklarını bilemeyeceğim. seni bilemeyeceğim sevdiğim. seni hiç bilemeyeceğim. yüzünü, ellerini bilemeyeceğim sevdiğim. saçlarını okşamanın nasıl bir his olduğunu bilemeyeceğim. seni hiç bilemeyeceğim sevdiğim.
ama şimdilik.. şimdilik sen de benim gözlerimden öper misin sevdiğim?